Türkiye Psikiyatri Derneğine göre sınav kaygısı, sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.

Birçok öğrencinin sınav kaygısı yaşamasının temel nedeni sınava yüklediği anlamlardır. Sınavları hayatının dönüm noktası olarak gören öğrenciler, sınavda kayda değer bir puan alamazlarsa hayatlarının geri kalanında başarısız olacaklarını düşündükleri için kendilerini yoğun stres altına sokarlar.

Peki, sınav kaygısının belirtileri neler?

Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vb. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, kendini yetersiz ve değersiz görme sık görülen belirtilerdir.

Sınav kaygısını tetikleyen düşünceler:

  • Sınava hazır değilim.
  • Yeteri kadar çalışmadım.
  • Bu bilgiler ne işime yarayacak?
  • Konuları anlamıyorum.

Sınav kaygısını aşmak için neler yapılmalı?

Buradaki büyük sorumluluk aileye düşmektedir. Ebeveynlerin sınavlarla ilgili tutumu, öğrencinin stresine doğrudan etki edecektir. Eğer ki ebeveynler sınavları çocuklarının başarı ölçütü olarak belirlerse, sınava girecek olan öğrenciler üzerinde sınav baskısının yanı sıra ailesini hayal kırıklığına uğratma korkusu da oluşacaktır. Kaygı arttıkça hayal kırıklığı yaratma korkusu yerini “Ailem beni sevmeyecek.” düşüncesine bırakacaktır. Aileler burada, çocuklarına sınavın onlar için bir ölçüt olmadığını, sınav sonucu her ne olursa olsun ona karşı sevgilerinin de, saygılarının da değişmeyeceğini söylemeli, dahası hissettirmelidirler. Ailelerinin güven verici konuşmaları, çocukların üzerindeki kaygıyı azaltmaktadır.

Sınav kaygısını aşmak için sınav öncesi neler yapılmalı?

Her şeyden önce beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Fizyolojiye etkisi olan alışkanlıkların aynı oranda psikolojiye de etkisi olduğu bilinmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme, iyi bir uyku düzeni ve sistemli bir çalışma ile kaygılar en alt düzeye indirilebilir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, bu dönemde ailenin yaklaşımı da kaygı seviyesini belirlemede etkin rol oynamaktadır. Ek olarak sınava hazırlık döneminde çözülen deneme sınavlarının, yapılan testlerin doğru değerlendirilmesi de sınav kaygısını belirleyici rol oynamaktadır. Gerçekçi hedefler ve gerçekçi değerlendirme öğrencilerin öz güvenleri için oldukça önemlidir. Örneğin 20 sorunun olduğu bir sınavı 10 dakikada çözmeye çalışmak ve yetiştiremeyince de “çok yavaşım” demek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Her sınavın, her konunun gerektirdiği bir düzen, süre ve yöntem vardır. Değerlendirmelerde bunlar göz ardı edilmemelidir.

Sınav kaygısı için doktora gidilmeli mi?

Öncelikle sınava hazırlanan her öğrencinin belirli bir stres eşiğinde olduğu unutulmamalıdır. Bu stres, öğrencinin hayatını olumsuz yönde etkilemediği sürece otokontrol ve çalışma disiplini açısından da oldukça önemlidir. Ancak stres, eşiği geçer ve olumsuz sonuçlar doğurmaya başlarsa o zaman profesyonel bir yardım alınması gerekmektedir. Peki, söz konusu eşiği ne belirler? Eğer ki sınav kaygısı kendini anksiyete, yeme bozukluğu, uyku düzensizliği gibi fizyolojik ve psikolojik olarak göstermeye başladıysa eşik aşılmış demektir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir